Ağzımdaki dört adet dolguyu değiştireli dört hafta oldu, civa'nın vücuttan atılması cok zor olduğu için, malesef tıp dünyası amalgam dolgunun zehirli etkisini tanımadığı için tıbbi bir ilaç kullanamadım. Kulaktan dolma bilgilerle solgar Chlorella ve Alpha Lipoic Acid kullanıyorum, yemeklerde bol bol sarımsak ve düzenli vitamin. İki hafta olmasına rağmen olanlara bakın,
Kronik yorgunluk geçti, sabahları enerjik kalkıyorum
Sırtımdaki inanılmaz kas ağrıları %70 oranında geçti
Eklemlerimde kireçlenme benzeri çatırtılar azalmaya başladı
İngilizce de sıkça brain fog olarak nitelendirilen dünyaya buzlu camın ardından bakmaya benzeyen garip duygu yok oldu
Kalp ritmimde düzelme var, zaman zaman oluşan kalp ağrıları yok oldu
Zaman zaman ense kökünden giren korkunç baş ağrıları yok oldu
Hafızamda büyük bir iyileşme var, eskisi gibi yollarda kaybolmuyorum
Geleceğe dair hiçbir ümidim ve enerjim yoktu artık var
Buradan hekimlerimize sesleniyorum, yıllarca kapılarınızı aşındırdım, en güzel muaynehanelerinize, en özel hastanelerinize gittim, tahliller yapıldı, maşallah top gibi sektirdiniz dahiliye görsün, nöroloji görsün, ortopedi görsün oo stresstir stress, gerginlik tipi baş ağrısı olmasın laroxyl kullanalım bakalım, vitamin kullanalım bakalım bir taneniz de hmm civa zehirlenmesinin böyle etkileri var ağzınızda amalgam dolgu varmı diye sormadınız. Haklısınız bilim tanımadıysa sağlık bakanlıkları tanımadıysa ne yapacaksınız?
Yarın sağlık bakanlıkları bunu yasaklayacak, tıpkı yıllar sonra asbesti yasakladıkları gibi, yıllardır acı çeken farkında bile olmasan sefil bir hayat yaşamaya mahrum bırakılan binlerce mağdur var arkada..
Bu yazımı hastaların yanı sıra hekimlerin de bulmasını ve okumasını temenni ediyorum.
Kronik yorgunluk geçti, sabahları enerjik kalkıyorum
Sırtımdaki inanılmaz kas ağrıları %70 oranında geçti
Eklemlerimde kireçlenme benzeri çatırtılar azalmaya başladı
İngilizce de sıkça brain fog olarak nitelendirilen dünyaya buzlu camın ardından bakmaya benzeyen garip duygu yok oldu
Kalp ritmimde düzelme var, zaman zaman oluşan kalp ağrıları yok oldu
Zaman zaman ense kökünden giren korkunç baş ağrıları yok oldu
Hafızamda büyük bir iyileşme var, eskisi gibi yollarda kaybolmuyorum
Geleceğe dair hiçbir ümidim ve enerjim yoktu artık var
Buradan hekimlerimize sesleniyorum, yıllarca kapılarınızı aşındırdım, en güzel muaynehanelerinize, en özel hastanelerinize gittim, tahliller yapıldı, maşallah top gibi sektirdiniz dahiliye görsün, nöroloji görsün, ortopedi görsün oo stresstir stress, gerginlik tipi baş ağrısı olmasın laroxyl kullanalım bakalım, vitamin kullanalım bakalım bir taneniz de hmm civa zehirlenmesinin böyle etkileri var ağzınızda amalgam dolgu varmı diye sormadınız. Haklısınız bilim tanımadıysa sağlık bakanlıkları tanımadıysa ne yapacaksınız?
Yarın sağlık bakanlıkları bunu yasaklayacak, tıpkı yıllar sonra asbesti yasakladıkları gibi, yıllardır acı çeken farkında bile olmasan sefil bir hayat yaşamaya mahrum bırakılan binlerce mağdur var arkada..
Bu yazımı hastaların yanı sıra hekimlerin de bulmasını ve okumasını temenni ediyorum.
İyi günler. Sizinle başıma gelen benzer bir olayı paylaşmak istiyorum. Yaklaşık bir yıl önce, periyodik kurum muayenesi esnasında sol gözümde halk arasında "sarı nokta-sarı benek" diye tabir edilen "Macular Degeneration" rahatsızlığı tespit edildi. Bu rahatsızlığın iki tipi var; ıslak ve kuru tip. Islak tip çok hızlı seyreder ve bazen aylar hatta hatalar içinde kalıcı körlüğe sebep olur. Kuru tip ise yıllar boyu süren çok yavaş bir seyir izler. Belirttiğim rahatsızlığın kalıcı bir tedavisi olmamakla birlikte, ıslak tip olarak seyreden türü için son bir kaç yıldır göz içi Anti-VGF (retinada yeni damar oluşumunu engelleyen ve damarlardan sızan sıvıyı kurutan) ilaç enjeksiyonu geliştirilmiş bulunmakta. Ancak bu enjeksiyonlarda kaybedilen görmenin geri kazanımı mümkün olmuyor sadece rahatsızlığın ilerlemesini engellemeye yönelik bir müdahale olarak nitelendiriliyor. Sol gözüm şu an için %80, sağ gözüm ise tam görmekte, ancak yarın ne olur bilemiyorum. Özetle bu rahatsızlık karşısında tıp şu an çaresiz. Ben bugüne kadar toplam 5 enjeksiyon oldum. 4'ünü enjeksiyondan sonra doktorum bana; vücudumun yapılan müdahalelere istenen tepkiyi vermediğini, 4 enjeksiyon sonrasında retinada biriken sıvı sızıntısının kısa sürede yeniden tekrarladığını ve en önemlisi bunun sebebini anlayamadığını ifade ederek 7 mart'da 5'inci enjeksiyonu yaptı. Buna ilave olarak yaklaşık 8 aydır retinayı güçlendiren çeşitli vitamin takviyeleri de alıyorum. Doktorun söyledikleri moralimi bozsa da, internette araştırmaya giriştim. Amacım, rahatsızlığın doğal bir tedvavisinin olup olmadığını öğrenmekti. Tamamen doğal tedaviler uygulayan Ankara'daki bir özel kliniğin kapısını çaldım. Yapılan testler sonrasında doktor bana vücudumda "civa zehirlenmesi" olduğunu söyleyerek ağzımda amalgam dolgu olup olmadığını sordu. Evet, tahmin edeceğiniz gibi tam beş adet amalgam dolgu 23 yıldır ağzımda duruyor ve beni günden güne zehirliyordu. Testi yapan doktor, bu dolgulardan kurtulmadığım takdirde yapılan enjeksiyonların çok fazla aydasının olmayacağını, civanın başta beyin ve göz olmak üzere tüm hayati organlarımı tehdit etttiğini, acilen bunlardan kurtulmam gerektiğini söyledi. Blog sitenizde bahsettiğiniz tüm rahatsızlıklar bende de var. Önümüzdeki hafta için bir diş hekiminden randevu aldım ve inşallah kaybettiğim sağlığımın hiç olmazsa bir kısmını geri kazanabilirim. Bu yazımı eşşekten düşen (!) biri olarak diğer insanlara faydası olması gayesiyle blog sitenizde yayınlarsanız uygun olur kanaatindeyim. Sağlıklı günler diliyorum.
YanıtlaSilBir değişiklik oldu mu acaba ?
SilMerhaba dolduladınızı Nerede söktürdünüz
YanıtlaSil